Uncategorized

All posts in the Uncategorized category

Öyle Karşıla Ki…

Published March 8, 2012 by Emine Göl Yılmaz


ÇOCUĞUNU ÖYLE KARŞILA Kİ; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin.

EŞİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin.

ANNENİ ÖYLE KARŞILA Kİ; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin.

BABANI ÖYLE KARŞILA Kİ; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.

İŞ ARKADAŞINI ÖYLE KARŞILA Kİ; dünyanın en iyi insanıyla, dünyanın en heyecanlı işini yapıyorum hissini yaşasın.

FAKİRİ ÖYLE KARŞILA Kİ; ona serdiğin sofradan, daha büyük bir dua sofrası sersin.

ZENGİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin.

Prof. Dr. Üstün DÖKMEN

Advertisements

Sakıp Sabancı müzesi ve Sophie Calle’in "Son Kez ilk kez sergisi

Published March 4, 2012 by Emine Göl Yılmaz
Uzun zamandır kendime gelipte çok ilgilenemedim bloğumla. Şükür ki her şey başta sağlığım olmak üzere daha düzüne girmey başladı. Uzun zaman oldu aslında bu sergi gezisinden bahsetmeyi düşünmem. Ama ne diyelim geç olsun da güç olmasın değil mi?
Oğlum -Kızım ve arkadaşlarıyla bağlı olduğumuz sanav evinin düzenlediği bir müze gezisiydi bu.
Sakıp Sabancı müzesi ve Sophie Calle’in “Son Kez ilk kez sergisi
müzede ki sergi gezisi bitiminde çocukların sevinci görülmeye değerdi açıkçası. Resim atölyesinde rehber hocalarımız sayesinde kolaj çalışması bile yaptılar.

Besmele

Published October 31, 2010 by Emine Göl Yılmaz

Her gün biraz daha yoruyor beni,
Hasretinle başa çıkamıyorum.
Her gece bir yerden vuruyor beni,
Sağ salim sabaha çıkamıyorum…

Savaşta geçirdim sanki bir ayı,
Düşmandan almadım ben bu yarayı,
Giderken verdiğin tek sigarayı,
Hatıradır diye yakamıyorum…

Vicdanın halimi hiç mi sormuyor?
Küsecek ne yaptım, aklım ermiyor!
Zalimsin demeye dilim varmıyor,
Tavrına bir isim takamıyorum…

Yeter ki mektup yaz canımı dile!
Yetmezse uğrunda çektiğim çile!
Nazar değer diye resmine bile
Besmele çekmeden bakamıyorum…

Cemal Safi

Bir Karı-Kocanın aynı gün günlüğe yazdıkları

Published September 20, 2010 by Emine Göl Yılmaz

 
 
KADININ GÜNLÜĞÜNE YAZDIKLARI
Bugün üç yıl bitti.

Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum.

Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.

Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.

En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.

Pişti, demleniyor.

Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.

Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız…

Eve geldi sonunda.
Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.

Aman Tanrım, yoksa?

Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler geveledi.

Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın, hala uzak, hala kabuğuna çekilmiş.

Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor. Benden genç mi acaba?
İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım ‘neyin var?’
diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. ‘Yok birşeyim’ diye geçiştirdi.

O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.

Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.

Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk… Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.

Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.
Bitti…Bittti…Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

Kocanın Günlüğüne yazdıkları :

Öff be, GALATASARAY yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.

…erkekler kalem gibidir…ne kadar ince gözükseler de ham maddeleri odundur.

 
ALINTI